UA-114969811-1
6 aylar önce

10 ay sonrası için fiyat isteme!
Eylül ekim aylarının vazgeçilmez münferit sorusu; ” Bir sonraki yaz sezonunun fiyatları belli oldu mu?
Münferit: 2017 temmuz ayı için fiyat alabilir miyim?
*** Burada anlayamadığım bir konu var. Ben daha 1 hafta sonrasına plan yapamazken, yani yarına sağ çıkıp çıkamayacağım belli değil iken kesin planlar yapamıyorum. Ama münferitler 10 ay sonrası için net bir tarih verip o gün geleceğiz diye fiyat isterler. Hoş daha tam olarak verdiği tarihte gelenini de görmedim.
Muhakkak tarihleri 1-2 gün öne veya arkaya çekerler, Neyse ;
— 2017 sezonunun fiyatları kasım ortası yada aralık başı gibi arasanız belirlenmiş olur.
Münferit: Acil ama indirimden yararlanmak istiyorum.
—Kasım yada aralık gibi aradığınızda da indirim söz konusudur. İlk indirim oranından o zaman da yararlanabilirsiniz.
Münferit: Oda kalmaz ise!
*** Arkadaş daha 2016’yı bitirmedik. Bugün rezervasyon yaptırmaz ise 2017’nin odalarının dolacağını düşünüyor. Helal olsun o oteli dolduran satışçıya.
—İmkansız efendim. Kasım ayından 2017’nin odaları dolmaz.
***zaten merak etmeyin deyip kesin bir üslup ile dolmaz, olmaz tarzında bir cümle kurduysam, vay halime hemen ismimi almalar o yetmezmiş gibi soy ismimi istemeler başlıyor.
Ne yapalım, yapacak bir şey yok. Münferit istiyorsa o isim ve soy isim verilecektir.
Münferit: Nasıl bu kadar eminsiniz. Hadi doldu diyelim. Ben boşu boşuna odayı kaybetmiş olacağım.
—Kaç yıldır otelcilik yapıyorum, hiçbir zaman kasım ayından bir sonraki sezonu komple dolduramadık.
Münferit: İnşallah dediğiniz gibi olur. Görüşmek üzere.
***Şu otelcilere birazcık güvenin, inanın lütfen.


Yorumlamak için giriş yapınız!
6 aylar önce

Kucakta Ağlayıp, Yerde Susan Bebek
Geçen gün not defterimin arasından küçük bir kağıt düştü. Bir baktım üzerinde münferit ile diyalog yazışmam var. Sol üst köşeye de tarih atmışım. ” 14.06.2015″
Çokta düzenli çalışırım, tarihli marihli maşallah.
Münferit arar, bir şeyler soruyor o belli ama ne diyor ben hiç anlamıyorum. Bir çocuk ağlama sesi var anlatamam, sadece onu algılayabiliyorum.
— Hanımefendi sizi duyamıyorum.
— Çocuğum lütfen bir sus ya artık, al emzik burada işte. Kusura bakmayın çocuk kucağımdaydı.
— Sorun değil, buyurun.
— Tatil rezervasyonu için yardımcı olabilir misiniz?
— Tabi hangi tarihlerde gelmeyi düşünüyorsunuz?
*** Münferit tarih söyledi ama ağlama sesinden yine anlamadım.
— Pardon! Hanımefendi, anlamadım.
— Çocuğu yine kucağıma aldım, ağlıyor. Şuan geliyor mu sesim.
— Evet, biraz daha iyi.
— 13 Temmuz giriş 1 haftalık 2 yetişkin 1 bebek geleceğiz.
— O tarihlerde toplam konaklama bedeliniz ..,00 TL’dir.
— Ama burada öyle yazmıyor.
— Nerede yazmıyor? Nereden bakıyorsunuz?
— Elimdeki kağıttan bakıyorum. Geçen gün otel fiyatlarını çıkarmıştım. Siz şuan pahalı söylediniz.
— Acente üzerinden mi baktınız?
— Evet
— O fiyatlara acenteden gelebiliyorsunuz. Ben maalesef bu fiyatlara veremiyorum.
*** O sırada çocuk yine ağlamaya başladı.
— Ya çocuğum, bir sus Allah aşkına anlaşamıyoruz bak burada.
*** Sonra birden çocuğun sesi kesildi.
— Oh sustu. Yere bıraktım. Kusura bakmayın.
*** Sonra bir şey fark ettim. Az öncede çocuğu kucağına aldığında ağlamaya başladı, yere bıraktığında sustu. Şimdide aynısı oldu. Neyse…
— Ben bu fiyatlara acenteden mi gelebiliyorum?
— Evet efendim, doğrudur.
— Acentelere açıkçası pek güvenemiyorum, o yüzden sizden istedim.
*** Sonra bir cümle daha söyledi ama ağlama sesinden tam anlayamadım.
— Hanımefendi, çocuğu kucağınıza mı aldınız?
— Evet, Ne oldu?
— Bir şey olmadı. çocuğunuz ağlamaya başlayınca anladım. Lütfen bebeği yere bırakabilir misiniz?
— Aaa yerdeyken susuyor. Dalgınlık işte hiç farkında değilim. Keşke daha önce söyleseydiniz de adam akıllı konuşabilseydik.
— Doğru efendim, bende yeni fark ettim.
*** Yani telefonun bir ucundan ben anlıyorum, çocuğun yerde oturmak istediğini, kucak istemediğini…
zaten ne konuştuğumuzu da anlamadım. oda sattım mı satmadım mı onu da hatırlamıyorum. Kağıda yazmamışım 🙂


Yorumlamak için giriş yapınız!
6 aylar önce

Ücretsiz Transfer Olmadan Gelmem.
Münferit: Hanımefendi, 2 gündür konuşuyoruz hatırladınız mı?
— Kusura bakmayın, hatırlayamadım. Buyurun nasıl yardımcı olabilirim?
Münferit: 2 gündür konuşuyoruz ben Ali ( gerçek isim kullanılmamaktadır.) Fiyat bilgisi aldım sizden, oteli anlatmıştınız. Size dönüş yapacağım dedim ve şimdi döndüm.
— Diğer arkadaşım ile konuşmuş olabilirsiniz, buyurun yine de ben yardımcı olayım.
Münferit: Ben sizinle görüşmüştüm.
— Tamam beyefendi, evet rezervasyonda karar verdik mi peki yapıyor muyuz?
Münferit:Bu arada hatırlamadınız, ama hatırlamış gibi yapıyorsunuz.
*** Allah’ım azıcık sabır bana
Münferit: Ben acenteden yaptırdım sadece transfer istiyorum. Alandan bizi otele getirsinler.
— Otelin kendi transferi yok efendim. Ama arzu ederseniz burada transfer şirketinde tanıdığımız var, uçak bilgilerinizi verin bana sizin için görüşebilirim.
Münferit: Ücretsiz değil mi?
—Maalesef beyefendi belirli bir ücret karşılığında yapıyorlar. Tek yön 130,00TL
Münferit: ücretsiz olması lazım, transfer için ayrı bir ödeme yapamam şuan.
— Anlıyorum, ama maalesef bu mümkün değil efendim. Transfer şirketleri bunu ücretsiz yapmıyorlar.
Münferit: O zaman 130,00tl’lik transfer farkını rezervasyondan düşün.
— Beyefendi, rezervasyonunuzu acenteden yaptırdınız, direk benden almadınız ki ben nasıl düşeyim. Ayrıca bizden almış olsanız da bu mümkün değil.
Münferit: Ücretsiz transfer sağlanmaz ise gelemem.
— Acentelerin kendi transferleri de oluyor, direk onlarla görüşebilirsiniz. Benim bu konuda yapabileceğim bir şey yok maalesef.
Münferit: Transfer için müşteri kaybediyorsunuz. Tamam ben taksi ile gelirim. İyi günler. ( Çaaaaat kapattı)
*** Transfer şirketine 130,00TL veremiyor, ama taksi ile 35 km gelecek ona para verebiliyor.
Not: Taksi 35 km’yi kaça getirir acaba?


Yorumlamak için giriş yapınız!
6 aylar önce

Ayna Fantazisi Diyip Geçme!
Öncelikle bir konuya açıklık getirmek isterim. Ben insanların fantazilerine karşı değilim, aksine evli bir çiftin birbirlerine fantaziler yapması çok normal, hatta yapmazsan sorun vardır bence. Ancak bu fantazileri evinizde yapın, ya da ne bilim hadi tatilde otel odasında mı yapmak istiyorsun? Tamam bunu da anlarım, bu da çok normal.
Eee, diyeceksiniz ki; “Gülşah anlamadığın kısım ne?” Hemen söyleyeyim, birbirlerinize yapmak istediğiniz fantaziler mi diyeyim, ya da jestler mi? Her neyse, eğer otel şartları buna elverişli değilse, rezervasyoncunun suçu ne? Buradaki rezervasyoncu, malum ben oluyorum. Evet abi benim suçum ne?
2015 yaz sezonunda bir münferit ile görüşüyorum. Bayan misafir , önce odanın metre karesini sordu.
Söyledim.
Sonra banyoda duş mu yoksa küvet mi var onu sordu.
Söyledim.
Bu arada odanın metre karesini küçük buldu, ayrıca da küvetin derinliğini sormuştu. Tabi ne yalan söyleyeyim, küvet derinliğine tam net bir şekilde cevap verememiştim. Neyse ben anlatım metre kare ve küvet için ikna ettim. Rezervasyon yapalım mı soruma karşılık, karşı taraftan; “ odada ayna var mı?” sorusu geldi.
Var efendim, dedim. Ama benim bahsettiğim ayna normal bildiğimiz makyaj masasının olduğu bölümdeki aynalardı.
Muhabbet devam ettikçe, o aynanın gerçekten bende küçük ve yetersiz olduğunu anlamıştım.
Münferit: Duvarlarda ayna var mı?
Gülşah: Yok hanımefendi
Münferit: Tavanda var mı?
Gülşah: Tavanda derken? Nasıl yani anlamadım.
Münferit: Yani, yatağımızın üst kısmına denk gelen yukarıdaki tavanda ayna var mı?
Gülşah: Yok hanımefendi.
*** Bu arada konuşurken de, ister istemez gözümde bir şeyler canlanıyor bu sefer münferite konsantre olamıyorum. Dua ediyorum bu muhabbet bitsin diye.
Şimdi bence burada olması gereken durum, münferit’in ” tamam hanımefendi iyi günler size” deyip telefonu kapatmasıydı.
Ama olur mu hiç öyle şey! Başladık, Neden yok? Neden yapmıyorsunuz bu şekilde bir konsept? Hiç mi oraya balayı çifti gelmiyor? İstemiyorlar mı böyle şeyler ?
Yani farkındaysanız olay benim dışımda +18′ e gidiyor.
Yalnız, münferit hala ısrarlı nedense odanın 4 bir tarafının ayna olmadığına inanamıyor.
Hoş bende ısrarlar 4 bir tarafın aynalı oda istendiğine inanamıyorum. Ama benim ki anormal, onun ki normal.
Çünkü o misafir, ben otel çalışanıyım.
Arada geçen bazı diyalogları atlıyorum. Sonuçta bunu annemde okuyor. Allah muhafaza bırak bu işi evde otur der 🙂
Münferit en son demesin mi? Bunu yönetim ile görüşebilir misiniz? Bu arada, bu yönetim de kimse çıksın artık ortaya. Kime söyleyeyim böyle bir durumu.
Düşünsenize çıkmışım Genel Müdürün odasına, diyorum ki; ” Müdürüm bu hafta odanın birinin 4 bir yanına ayna yaptırsak olur mu?
Hadi müdür beni ciddiye aldı, Allah muhafaza sordu ki; “Neden?”
Şimdi ben bu adama aklımdan geçenleri nasıl anlatayım. El insaf ya!
Ya benim içim dolmuş, bak aklıma ne geldi. 2015 sezonunda odanın çekmecesinde neden prezervatif koymuyoruz diye rezervasyon yaptırmak istemeyen münferitim oldu. Bu arada şimdi farkettim, 2015 sezonu da bende hep bel altı muhabbetlerle geçmiş.
Burada sadece kendi adıma konuşmuyorum, tüm otelci arkadaşlarım adına da konuşuyorum aslında. Bakmayın siz orada GÜLŞAH yazdığına. O isim aslında tüm otel çalışanlarıdır.
Tamam biz otel personeli olabiliriz, görevimiz sizin iyi bir tatil geçirmenizi sağlamak olabilir. Ve sizler hep diyorsunuz ya; ” Biz müşteriyiz paramızla geldik” Biz sizi müşteri olarak görmüyoruz, sizler bizim misafirimizsiniz. Eğer bir yanlışımız oluyorsa bu istem dışıdır. Siz bizden her şeyi istiyorsunuz, bizse sizden sadece biraz anlayış istiyoruz. Yani odanın tavanında ayna yoksa ya da çekmecede prezervatif benim ne suçum var.
Lütfen beni bu konulara alet etmeyin.


Yorumlamak için giriş yapınız!
6 aylar önce

Ben Otele Otel Demem, Otelde Longon Olmadıkça…
Bizim zamanımızda Longon mu vardı? Hayır yani, vardı da biz mi yemedik. Her normal insan gibi benimde bildiğim, yediğim meyve çeşitlerinden bahsedecek olursak; ” Elma, mandalina, muz, portakal, karpuz vs.”
Abi, Longon nedir ya? Telefonda ilk duyduğumda film ismi sandım. Haksız da sayılmam. “Longon, pek yakında sinemalarda” Kulağa gayet hoş geliyor. Meğerse meyve adıymış, hem de tropikal meyve. Ama itiraf edelim, 10 kişiye sorsak 8’imiz bilmeyiz. O bilen 2 kişide bizim muhitten değildir zaten 🙂
Her zaman olduğu gibi Münferit ile hararetli konuşma esnasında, oteli anlatırken, “Her şey dahil” dedim.
Ve hemen beklediğim soru geldi.
— Her şey dahile neler dahil?
Onunda cevabı hazır her zaman. Daha sonra öğlenleri büfede meyve çıkıp çıkmadığı soruldu.
Tabii ki, açık büfemiz de meyvenin de mevcut olduğu bilgisi verildikten sonra, işte o an karşıdan bir ses geldi.
— Longon, var mı peki?
( Tabii ben longon mu duymuşum, yemişim, anlamadım.)
Efendim, anlamadım.
— Longon, var mı?
Çok özür dilerim, hanımefendi. Longon, derken?
— Meyve, bilmiyor musunuz?
( Öyle bir tonlamada, ” Bilmiyor musunuz?” dedi ki, bilmiyorum demeye utanır insan.)
Ne yalan söyleyeyim, münferit ile konuşurken de, bir yandan internete yazdım, baktım. Hani bir laf var ya, ” Evlat olsa sevilmez” diye. Ha işte bu da tam onun gibi bir şey. Dışı ceviz kabuğu gibi, içinde parlak jel gibi bir şey var. Bunun kilosu zaten, Nisan ayında ki konaklama ücretin ile aynıdır 🙂
Gerçekten bilmiyorum, hanımefendi. Ama bildiğim tek bir şey var, otelimizde olmadığı.
— Hangi otelde vardır sizce?
( Ben daha Longon adında bir meyvenin varlığından yeni haberdar olmuşken, nereden bileyim hangi otelde var.)
İnanın hiç bilmiyorum.
( Telefonda da, eşi zannedersem, hanımefendiye soruyor. ” Ne olmuş”
— Longon yokmuş, bilmiyormuş.
Hala bilmiyormuş, diyor ya…Daha öncede başıma gelmişti. Münferit, Mangosten var mı? Diye sormuştu.
Onunda şeklini bir görseniz, kırmızı bir tabaka içerisinde, sarımsak koymuşlar gibi 🙂
ELMANIN, KARPUZUN SUYU MU ÇIKTI BE ANACIM.


Yorumlamak için giriş yapınız!